29 Nisan 2015 Çarşamba

Kuran Tarihsel mi Evrensel mi?

     Bu soruya kuşkusuz verilecek çok farklı cevaplar var. Ancak kısaca şöyle yorum yapabiliriz; Kuran 1500 yıl önce bir kabile toplumuna geldiği için ve onları harekete geçirmeye yönelik bir bildiri metni olduğu için, kuşkusuz o dönemin bilişsel düzeyine,kavram dünyasına hitap etmeliydi. Bu yönüyle kullandığı dil ve kavramlar büyük ölçüde tarihseldir diyebiliriz. Aynı zamanda gündeme aldığı konular tüm zamanlarda olduğu gibi bir kısmı tarihsel bir kısmı evrenseldir. Evrensel olarak kabul ettiğimiz şeyler aslında coğrafya ve tarihten bağımsız temel ahlak yasalarıdır. Onun haricinde olanlar genellikle toplum yapısı ve kavram dünyası değiştiği için değişime tabidir ve mutlak kabul edilmemelidir. 
      Günümüz düzeyinden örnek vermek gerekirse: 70 li yılları yaşayan insanların bildiği çevirmeli telefonlar vardı. "Telefon çevirmek" diye bugün unutulmuş bir kavram vardı.Telefon numaraları şehiriçi için 7 haneli çevrilirdi,şehirlerarası için 11 numara. Peygamberin ve vahyin 1970 yılında geldiğini kabul edelim. Ve o günün insanının geçmiş hurafe din anlayışında da tek haneli rakamların uğursuz kabul edildiğini ve insanların arama yapmadan önce telefon kapalıyken 1 numara daha çevirerek numarayı çift haneli rakama tamamladığını düşünelim. Bu bozulmuş yapıya, yanlış din anlayışına müdahale edecek vahiy "telefon görüşmeleriniz için telefonu çift çevirmenizde bir hayır yoktur, doğru ve güzel olan tek çevirmenizdir" dese 1970 ten 100 yıl sonra telefon çevirmek kavramı unutulmuş olduğundan insanlar bunu mutlak kabul ederlerse, her telefon görüşmesinden önce bir ritüel gibi ellerindeki telefonu 1 tam tur attırmayı sevap ve hayır kabul edeceklerdir muhtemelen. Böylece yıllarca anlamsız ama hayır beklediğimiz yepyeni saçma kapılar aralanacaktır. Ancak bunun tarihsel olduğunu bilirsek ve burdaki eylemi değilde mantığı sahiplenirsek ancak o zaman makul bir din çizgisinde;sıratı mustakimde yürümüş oluruz. 
     Aksi halde 1500 yıl önce tüm insanlığı harekete geçiren, o günün bilişsel düzeyine hitap eden ilerici bir metin 1500 yıl sonunda mutlaklaştırılır, tarihin içinde donmuş bir metin olarak zamanın ruhuna hitap edemez, insanları harekete geçiremez, gerici bir metin hüviyeti kazanır. Ve İslam toplumlarının en büyük problemi kuran tasavvurundan kaynaklanmaktadır. Kuran ne tamamıyla tarihsel bir metindir, ne de bütün bütün evrensel. Bunu akıl yolu ile ayrıştırabilirsek ve evrensel olanları öncelemeyi başarabilirsek, tarihin akışını değiştirecek ve vahiyle dünyaya meydan okuyan, güçlü bir merkez kaç kuvvetiyle dünyaya yayılan o ilk dönemin -kendi zaman dilimine göre- çok ilerici hatta devrimci müslüman profiline kavuşabiliriz diye ümit ediyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder